Hamilelik Heyecanı

Normal doğum mu, sezaryen mi? Bunu karnınızdaki minik yavrunuz söyleyecek!

Bir bebeğinizin olmasını istiyorsanız, bu kararı aldığınız andan itibaren hayatınızda bazı değişiklik ve düzenlemeler yapmanız doğru olur. Kilonuz, fiziksel ve psikolojik sağlığınız iyiyse, sağlıklı bir hamilelik geçirme ve sağlıklı bir doğum yapma şansınız da yüksektir. Bazı kadınlar kolay hamile kalır, bazıları için de uzun ve sancılı bir süreç sonunda mutlu habere ulaşmaktadır.

Kadın hamile kaldığını ilk öğrendiğinde karışık duygular hisseder. Hamileliğin ilk ayları buna inanmakta güçlük çeker. Ardından hamilelik heyecanı ile gelen mutluluk, hüzün, korku, gurur, geçişleri yaşar. Bu mutlu haberi ilk önce eşiyle paylaşmak ister kadın. Mutsuz evliliklerde ise, olumsuz duyguların aşılması güçtür. Bu tür ilişkilerde çocuk kurtarıcı olarak yapılsa da aslında bu durumu daha da zora sokacaktır. Çocuk sahibi olmaya karar veren aile, maddi ve manevi kendini buna hazırlamaya başlamalıdır.

Anne ve baba adayının bu süreçte birbirine destek olması, hamilelikte ortaya çıkacak sorunlara birlikte göğüs germeleri, güzel anları birlikte yaşamaları, doğum sonrasında da hazırlıklı olmalarını sağlar. Onu kucağınıza aldığınızda hamilelikte yaşadığınız sorunların geride kalacağını, müthiş bir coşku yaşayacağınızı düşünür. Ama bazı anneler bitkinlik, yorgunluk, yalnızlık, hüzün, endişe ve kaygı hissetmeye başlar. Buna “doğum sonrası hüznü” deniyor. Bu durum doğumdan sonra birkaç hafta içinde ortaya çıkar.

Hormonlar, uykusuzluk, evdeki değişen düzen ve bebek bakmanın sorumluluğu nedeniyle anneler kendilerini mutsuz hisseder. Bu hastalık değildir. Bu sorun, yine aileniz tarafından göreceğiniz destekle hafifler. Baş edemediğiniz durumlarda ise bir uzmandan yardım almanız gerekebilir.

Hamileliğin sıkıntılı yanları

Sağlıklı gelişen gebeliklerde çok fazla problemli dönemler görülmez ama bazen düşük oranda olsa da bir takım sıkıntılar yaşanabilir. Erken dönem kanamaları ya da ilk 12 haftalık dönem içinde gebeliğin devamını sağlayan hormonların etkisiyle mide bulantıları gibi hamilelik sıkıntıları yaşanabilir. Bazı anne adaylarında dengesizlikler yaşanabilir. 24-26. haftalar arasında hamilelik şekeri diye bilinen sorun yaşanabilir. Bu sorun iyi kontrol sağlanamaması halinde insülin kullanımını bile gerektirebilir.

Gebelik boyunca alınması önerilen ideal kilo 10-12 kg arasındadır. Aşırı kilo alımıyla birlikte karın çatlakları ve cilt değişiklikleri sıkıntı yaratabilir. Gebeliğin ilk döneminde görülen kanamalar farklı sebeplerden dolayı ilerleyen gebelik haftalarında da görülebilir. Bu dönemde erken doğum tehdidi akıldan çıkarılmamalıdır. Tüm bu bahsedilen anormal durumlardan herhangi biri izlendiğinde önce doktorla iletişime geçilmeli ve olayın seyri hakkında bilgi alınmalıdır.

Aksi takdirde çevreden alınan duyumlar sebebiyle ya da doğruluk değeri tartışmalı internet bilgileri ışığı altında akılları ciddi anlamda karışmaktadır.

Hamilelik Heyecanı

Sezaryen mi normal doğum mu?

Son yılların en önemli tartışmalarından birisi de "sezaryen mi normal doğum mu?" sorusudur. Bu sorunun cevabı, annede herhangi bir tıbbi sıkıntı olmadığı sürece doğumun “normal” yapılmasıdır. Ancak Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) sezaryenla doğum ile ilgili en fazla %20’yi kabul edilebilir bulurken, bu oran ülkemizde %45’in üzerinde.

Peki neden normal doğumu tercih etmelisiniz?

  • Normal doğumda bebeğin akciğerlerindeki sıvı, doğum esnasındaki sıkışmayla birlikte dışarı atılır. Bu sayede doğum sonrası oluşabilecek solunum sıkıntısı azalır.
  • Doğum kanalından geçerken yuttuğu bakteriler, bağırsak mikrobiyotasını oluşturarak bağışıklık sistemini daha da güçlendirir. Bunun ileride obezite ve astım gibi alerjik hastalıkları önlediği düşünülmekte.
  • Normal doğan bebek, hemen annesini emdiği için annenin süt salgılanması da hızlanır.
  • Normal doğum yapan annenin bir sonraki doğumlarını da normal yapma şansı daha yüksek olur. Sezaryen doğum sonrası bu olasılık çok daha azdır.
  • Normal doğum yapanlar hastanede daha az süre kalırlar.

Mutlaka sezaryen gerektiren durumlar...

  • Anne adayının belli hastalıkların taşıyıcısı olması ve bu hastalıkların kontrol altında olmaması,
  • Genital kanalda anneye ait tümör ya da diğer lezyonlar bulunması,
  • Kordon problemlerinin bulunması,
  • Bebeğin kalp atımının düşük olması,
  • Ani bir kanamanın başlaması,
  • Uygun kasılmalarla birlikte rahim ağzının yeteri kadar açılmaması,
  • Hastanın yüksek tansiyona bağlı havale geçirmesi,
  • Minyon anne adayının 4,5 kg'nin üzerinde bebeğinin olması,
  • Bebeğin baş yerine popo pozisyonu ile gelmesi gibi durumlar söz konusu olduğunda doktorunuz normal doğum yerine mutlaka sezaryen doğum önerecektir.